|
|
|
|
|
|
|
|
Oyuncaklar
Çocuklar koku, tat, ses, görme ve dokunma duyularına
sahip olduklarından, değişik oyuncaklar ararlar. Oyuncaklar, çocuklara
boyutları, büyüklükleri, sesleri, yapıları ve işlevleri, anlama ve
karşılaştırma becerisi kazandırır.
Bu yaş gurubundaki çocuklara oyuncak seçerken
Her şeyden önce çocuğun yutamayacağı büyüklükte parçalardan oluşmuş, Hafif,
keskin kenar veya yüzleri olmayan, kolay tutulabilen, Zehirli boya ve
kimyasal madde içermeyen parlak renklerdeki, oyuncaklar tercih edilmelidir.
Çok küçük bebekler için, ilgilerini çekebilecek, bakılacak şeyler veya
sesleri ile dinlemesini sağlayacak oyuncaklar önerilir. Bebek bir şeyler
tutacak olgunluğa geldiğinde, yumuşak, üstüne bastığınızda öten veya
sallandığında ses çıkartan oyuncaklar önerilir. Yumuşak bebekler veya hayvan
şekilli oyuncaklar en tercih edilenlerdir. Bu tür oyuncaklar, çocuklar
tarafından ağızlarına götürülürler, ısırılırlar. Yapıldıkları materyallerin
mutlaka toksik olmaması gerekir. Ayrıca kolayca parçalara ayrılmamaları
gerekir.
Oturma yaşına gelen bebeklere, üzeri parlak renkli, küpler verilebilir. İç
içe konan kutu ve küpler, halkalar, bebeklerin en tercih ettikleri
oyuncaklardır. Parlak renkli ve basit resimler içeren kitaplar da, bu
yaşlarda bebeklerin çok beğendikleri oyuncaklardandır. Yürümesini öğrenen
veya emekleyen bebekler toplarla da çok severek oynarlar.
Yaratıcılığı artıran ve zeka geliştiren oyuncakların başında belki de
Lego'lar gelir. Lego ile her şey yapıla bilmektedir artık. Kimi zaman
oyuncak, kimi zaman tablo, kimi zaman da bir sanat şaheseri. Lego, iki yıl
sonra otuz yaşına basacak. Acaba ne kadar tanıyoruz bu oyuncağı?
İlk Lego'lar çıktığında beri tam 28 yıl geçti. Dünya'da 400.000.000'ün
üzerinde insan, Lego'larla kendilerine küçük küçük dünyalar yarattılar. Bu
plastik harikalar, modüler oyuncak mantığının ilk ve en önemli örneklerinden
sayılmaktadır. Artık çağdaş oyuncak kavramının klasikleri arasına girmiştir.
Lego sözü Danimarka dilinde "Leg God" yani "güzel oyun" sözcüklerinin
kısaltılması ile ortaya çıkmıştır. Lego firması 1934 yılında Danimarka'da
Billund'da Ole Kirk Christiansen tarafından kuruldu. Firma ilk olarak ahşap
oyuncaklar üretiyordu. Hiç kimse o zamanlar Lego adının dünya çapında bir
isim ve firma olacağını kestiremezdi. İlk Lego taşı 1949 yılında selüloz
asetattan üretildi. 1950'lerin başında firmayı kuran Ole Kirk
Chirstiansen'in oğlu Godtfred Kirk Chirstiansen modüler bir oyuncak ya da
oyun üzerinde çalışmaya başladı. Bu oyuncaklar plastikten üretilecekti.
Proje sonucu Lego'ların seri üretimine 1958 yılında başladı.
İki yıl içinde bu oyuncağın patenti alındı. Lego'lar geçme prensibi ile
çalışan modüler oyuncaklardı. Ne Godtferd, ne de babası hiç tasarım eğitimi
almamalarına karşın bu oyuncak tasarımda ilerisi açık bir mükemmellik
sergiliyordu. 1960 yılında ahşap modüler oyuncak üreten fabrikaları yanınca
ahşap oyuncak üretimi tamamıyla durduruldu ve firma kendini Lego tuğlalarını
geliştirmeye ve pazarlamaya verdi. Artık selüloz asetatın yerini ABS plastik
aldı. ABS plastiğin kalıplanması, renklendirilmesi daha kolaydı. Böylece
yalnızca lego tuğlalar ve pencerelerle evler üretilmiyordu. Çeşitli insan
figürleri, otomobiller, trenler aklınıza ne gelirse onlar yapılıyordu.
Günümüzde yüzün üzerinde tasarımcı Lego için model üretmekte ve her gün yeni
yeni ürünler piyasaya girmekte ve patent üstüne patent almaktadır. Lego beş
kategoride ürün üretmektedir. Küçük çocuklar (0-6 yaş grubu) için Lego Duplo,
6-16 yaş grubu çocuklar için Lego System; 9-14 yaş ve üstü için Lego Teknik
eğitim için Lego Dacta ve yönlendirme sistemleri için Modulex adlı ürün
çeşitleri.
Hiçbir tuğla ile Lego'nun yapabileceğini yapamazsınız. Renkli yıllar boyunca
değişmemiştir: kırmızı, mavi, sarı, yeşil, siyah, beyaz, gri, ve şeffaf. Bu
renklerin yanına parlak kırmızı ve parlak sarı girmiştir (1990). Lego artık
bir dünya markası olmuş ve birçok çocuğun düşlerini süslemektedir. Yalnızca
çocukların değil yediden yetmiş yediye herkes için Lego var.
Oyun ve oyuncak, çocuğun erişkinliğinde, mutlu olması ve başarılı bir kişi
olması için çok önemlidir. Çocuklar oyuncakları ile oynarlarken, fiziksel
bazı yetileri de gelişir. Tutmak, sarılmak, koşmak, tırmanmak, denge
sağlamak, oyun ve oyuncaklar ile hızla gelişir. Kas gücü artar. Beyin, el ve
ayakların kullanımında daha da ince çalışmasını öğrenir, çocuk çabukluk
kazanır.
Oyun sırasında çocuklar arasında ortaya çıkan iletişim, dil gelişimini
sağlar. Oyun sırasında ebeveynlerin, önce basit sesler içeren oyunlarla,
daha sonraları da masal anlatmak, bazı sözel komiklikler yapması da, çocuk
tarafından dil becerisinin kazanılmasında çok önemlidir. Oyun ve oyuncak,
çocuğun sosyalleşmesinde önemli bir yer tutar. Oyun sırasında çocuklar bir
şeyleri paylaşmak, sıra beklemek, diğerlerine bir şeyler anlatmak ve onları
anlamak gibi sosyal becerilerini geliştirirler.
Oyuncaklar ve oyunlar, çocuğa yaşadığı ortamı ve yaşamı anlaması konusunda
büyük yardımcı olur. Uygun oyuncaklar ve oyunlar, çocuğun duygusal sağlığını
da olumlu olarak etkiler. Aile bireyleri arasındaki sevgi bağlarını
kuvvetlendirir. Ebeveynlerin de çocuğun oyunlarına katılması, çocuğun ruh
sağlığı ve gelişimi açısından çok faydalıdır. Ebeveynler oyunlara
katılırlarken, çocuklarını yakından izlemek, onların becerilerini, ilgi
alanlarını ve bunların gelişimini yakından gözlemlemek şansını yakalarlar.
Oyun, sadece çocuklarınızın gelişimini gözlemlediğiniz bir ortam
olmamalıdır. Sizler de çocuklarınızla oynamaktan zevk almalısınız |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| |
| Bu site KİŞİLERİ BİLGİLENDİRMEK AMACIYLA HAZIRLANMIŞ OLUP, SAĞLIK HİZMETİ VERMEMEKTEDİR. Tanı ve tedavi mutlak bir doktor tarafından yapılması gereken son derece ciddi işlemlerdir SİTEDEKİ BİLGİLER HİÇ BİR ŞEKİLDE HASTALIKLARIN TANI VEYA TEDAVİSİNDE KULLANILMAMALIDIR. Site içeriğinin bu şekilde tanı ve tedavi amacıyla kullanımından doğacak tüm sorumluluk ziyaretçiye, kullanıcıya aittir. Bu siteyi ziyaret eden kişiler bu uyarıları kabul etmiş sayılırlar. Tıp bilgileri, kullanılan tanı ve tedavi gereçleri hızla değişilmektedir. Bir bilgi, yöntem veya gereç çok kısa sürede terk edilebilir. Ayrıca tıpta aynı sonucu almaya yönelik olan, farklı teknik ve bilgiler, değişik uygulamalar olabilir. Tanı ve tedavide doktorun kişisel deneyimi, yetenekleri belirleyici bir faktördür. Aynı konu hakkında farklı görüşler olması mümkündür. Bilgiler her gün güncelleştirilemediğinden her bilginin ziyaretçi tarafından doktoruna danışılarak kontrol edilmesi gereklidir. |
|
|